İllüstrasyon: Emil Hasnain /GIJN
Gıda Güvenliği Sorunlarını Araştırma Rehberi
2025 Küresel Gıda Krizleri Raporu’na göre, son on yılda akut ve hayati tehlike oluşturan açlıkla karşı karşıya olan insanların sayısı neredeyse üç katına çıkarak 53 ülkede 295 milyona ulaştı. Açlığın başlıca tetikleyicisi çatışmalar olurken, bunu ekonomik şoklar ve aşırı hava olayları izledi.
Şiddeti akut açlık kadar yüksek olmasa da sağlık ve gelişim üzerinde kalıcı zararlara yol açabilen uzun vadeli kronik açlıkla karşı karşıya olanların sayısı ise çok daha çarpıcıdır. Son yıllarda kaydedilen bazı iyileşmelere rağmen Birleşmiş Milletler, hâlâ 673 milyon insanın yani dünya nüfusunun yüzde 8,2’sinin yeterince beslenemediğini tahmin etmekte. Bu durumun temel nedenleri arasında yoksulluk, iyi işlemeyen gıda sistemleri ve ekonomik eşitsizlik yer almakta.
Her yıl yaklaşık 30 milyar ABD doları tutarında insani yardım toplayan ve dağıtan Birleşmiş Milletler, 10 yıl önce kronik açlığı 2030’a kadar ortadan kaldırma hedefi koymuştu. Ancak en son projeksiyonlara göre bu hedef, 500 milyondan fazla insan açısından tutturulamayacaktır.
Bu denli büyük bir başarısızlığın nedenleri, yaşanan acının boyutu ve günümüzdeki açlık felaketlerinin büyük ölçüde insan eliyle yaratılıyor olması ve sorumluların kim olduğunun belirlenmesini ve hesap sorulmasının zorunlu kılınmasıdır. Ancak bunu yapmak son derece güç.
Karşılaşılan engeller arasında, gıda arayanlar, insani yardım ulaştıranlar ve etkilenen bölgelere ulaşmaya çalışan gazeteciler için yolları tehlikeli, hatta geçilmez hale getiren silahlı çatışmalar ve aşırı hava koşulları yer almakta. Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre, Eylül 2025 itibarıyla Gazze’deki İsrail savaşı ve insani krizi takip ederken yaklaşık 200 gazeteci hayatını kaybetti. Sudan’da ise uzayan bir iç savaşın kıtlığa yol açtığı ülkede dokuz gazeteci yaşamını yitirmişti.
Şiddetten kaçan ya da hayatta kalmak için gıda arayan insanların kitlesel hareketleri mağdurların sayılmasını zorlaştırırken, sosyal yapıların çökmesi açlığı belgelemek için gerekli olan sağlık ve ölüm verilerine ilişkin güvenilir bilgileri de azaltmakta. Medyaya yönelik devlet kısıtlamaları, açlığın doğru biçimde kayıt altına alınmasının önündeki bir başka engel.
Ancak kararlı, becerikli ve yaratıcı gazeteciler sayesinde bu engeller ve yaşanan acılar ayrıntılarıyla ortaya konulduğunu görüyoruz:
- “Kasıtlı Kıtlık: İsrail Açlık Uyarılarını Nasıl Görmezden Geldi ve Gazze’yi Açlığa Sürükledi”, 2025’te Haaretz’te yayımlanan bir haber, İsrail hükümetinin bir buçuk yıl boyunca yaptığı kamuya açık açıklamaları, uluslararası kuruluşlardan gelen giderek daha vahim açlık uyarılarını ve Gazze içinden paylaşılan sosyal medya gönderilerini bir zaman çizelgesinde bir araya getirdi. Ortaya, bölgedeki kıtlığa dair çarpıcı bir hesap verebilirlik gazeteciliği örneği çıktı.
- “The Starving World”, 2024 tarihli bir Reuters dosyası ise, şiddetten kaçan yüz binlerce Sudanlının sığındığı izole bir bölgede mezarlıkların genişlemesini belgelemek için uydu görüntülerini analiz etti, güvenilir muhbirlerin yardımıyla orada yaşayan kişilerle cep telefonu üzerinden röportajlar yaptı. Bu çalışma, küresel açlık izleme kuruluşlarının Zamzam’da bir kıtlığın başladığına karar verirken dayandıkları kilit kanıtları üretti. Ardından muhabirler, ReliefWeb’den BM gıda güvenliği kümesi toplantılarının tutanaklarını indirdi ve insani yardım yanıtındaki aksaklıkları belgelemek için BM Dünya Gıda Programı’ndan gıda teslimatlarına ilişkin kayıtları talep etti. En faydalı kaynaklara bağlantılar aşağıda sunulmuştur.
Bazen neden-sonuç ilişkisi iyi ayrı yani birbirinden çok uzak coğrafyalarda yer alır. Bazı çığır açıcı araştırmalar, görünmez bağlantıları ortaya çıkarmak için paranın ve gıdanın kıtalar arası hareketini izledi:
- Karadeniz Ablukası: Ukrayna’daki Savaşın Dünya Gıda Arzına Etkisini Haritalamak başlıklı 2022 tarihli Guardian araştırması, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın küresel gıda güvensizliği üzerindeki geniş kapsamlı etkilerini takip edebilmek için etkileyici bir veri kaynağı yelpazesinden yararlandı. Bu kaynaklar arasında MariTrace adlı denizcilik istihbarat şirketinden alınan özel gemi taşımacılığı verileri; American Enterprise Institute Critical Threats Project’ten Rus askeri verileri; Uluslararası Tahıl Konseyi’nden buğday ithalat verileri; ve Birleşmiş Milletler’in buğday üretimi, fiyatları ve açlık verilerini içeren veri tabanları yer aldı. Haberin kaynak kutusu, açlık krizlerinin jeopolitik tetikleyicilerini araştırmak isteyenler için ayrıntılı bir yol haritası sunmaktadır.
- Açlıktan Kâr Sağlayanlar, Lighthouse Reports’un 2022 tarihli araştırması ise, Ukrayna’daki savaş sırasında yükselen buğday fiyatlarından kazanç sağlayan spekülatörleri tespit etmek için halka açık tarım fonları üzerinden para akışını izledi. Ardından, kamu kayıtlarına erişim yasalarından yararlanarak bu spekülatörlerin düzenleyici kurumlara baskı yapıp denetimden kaçmaları için nasıl lobi faaliyeti yürüttüklerini ortaya koydu. Bu haber, emeklilik fonlarının küresel gıda krizini nasıl beslediğini ve hedge fonlarının bu krizden nasıl kâr sağladığını ifşa eden bir dizi çarpıcı araştırmanın da başlangıcı oldu. Her haberde, açlık ekonomisi üzerine haber yapmaya ilişkin kaynaklar ve yöntemlere dair içgörüler sunan bir yöntem bölümü yer aldı.

Ortaklaşa yürütülen araştırma, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle artan buğday fiyatları üzerinden spekülasyon yapan şirketleri mercek altına aldı. Görsel: Ekran görüntüsü, Lighthouse Reports
Araştırmalar için öne çıkan bir diğer konu da gıda sistemlerinin ekolojik ve toplumsal açıdan sürdürülebilir olup olmadığıdır.
- Beş kıtadan araştırmacıların yer aldığı 2024 tarihli Lighthouse Reports araştırması Poison PR, bilgi edinme başvuruları, para akışlarının izlenmesi, mahkeme kayıtları ve klasik kaynak oluşturma yöntemlerini bir araya getirerek kısmen ABD vergi mükellefleri tarafından finanse edilen, pestisitlerin sağlık ve çevre üzerindeki risklerini küçümsemeyi ve Afrika, Avrupa ile Kuzey Amerika’daki çevrecileri ve bilim insanlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan gizli bir halkla ilişkiler kampanyasını ortaya çıkardı.
- The Crimes Behind The Seafood You Eat (Yediğiniz Deniz Ürünlerinin Ardındaki Suçlar), Outlaw Ocean Project tarafından hazırlanan ve 2023’te The New Yorker ile onlarca uluslararası haber kuruluşunda yayımlanan multimedya serisinin ilk bölümüdür. Serinin tamamı, Çin’in küresel deniz ürünleri ticaretindeki rolünü araştırıyordu. Bu ilk bölüm, Çin’in uzak denizlerde faaliyet gösteren kalamar balıkçı filosuna ait gemilerde denizde işlenen insan hakları ve çevre suçlarını belgeliyordu. Serinin diğer bölümleri ise karada, Çin’in deniz ürünleri işleme tesislerinde devlet destekli zorla çalıştırma uygulamalarına; özellikle Kuzey Koreli ve Uygur işçilerin kullanımına odaklandı.
Araştırılmayı hak eden bir başka mesele de, dünya açlığını gidermek için sağlanan gıdaların besin kalitesidir.
- İsviçre merkezli bir STK olan Public Eye tarafından yürütülen 2024 tarihli How Nestlé Gets Children Hooked on Sugar in Lower-Income Countries (Nestlé Düşük Gelirli Ülkelerde Çocukları Şekere Nasıl Alıştırıyor) başlıklı araştırma, büyük haber kuruluşları tarafından yayımlandı. Araştırma, basit ama etkili bir yöntem laboratuvar testleri kullanarak, gıda devinin obeziteyle zaten mücadele eden yoksul ülkelerde satılan bebek maması ürünlerine şeker veya bal eklediğini ortaya koydu. Bu durum yalnızca uluslararası sağlık rehberlerine aykırı olmakla kalmıyor, aynı zamanda açık bir çifte standardı da gösteriyor: Zengin ülkelerde satılan aynı ürünlerde ilave şeker bulunmuyor.
- McDonald’s Triumphs Over Councils’ Rejections of New Branches—by Claiming It Promotes ‘Healthier Lifestyles’ başlıklı 2025 tarihli The BMJ (British Medical Journal) araştırması ise, İngiltere’nin bazı bölgelerinde yerel yönetimlerin şirketin yayılmasını sınırlamayı planladığı alanlarda fast food devinin kullandığı taktikleri, bilgi edinme başvuruları yoluyla ortaya çıkardı. Şirket hukuki işlem tehdidinde bulundu, şubelerinin daha sağlıklı yaşam tarzlarını teşvik ettiğini savundu ve McDonald’s ürünlerinin sağlıklı ve besleyici olduğunu söyleyen bir obezite uzmanının görüşlerini referans gösterdi.
Yeşil Devrim
20.yüzyılın ortalarında yaşanan Yeşil Devrim, tahılların, etin, sebze ve meyvelerin kitlesel üretimi yoluyla Asya ve Latin Amerika’da tarımı dönüştürdü.
Yüksek verimli tohum çeşitlerinin, sentetik gübrelerin, pestisitlerin ve sulamanın devreye sokulmasıyla kıtlıkları önledi, milyonlarca insanı açlıktan kurtardığı ve ekonomik büyümeyi tetiklediği kabul ediliyor. Sıklıkla “Yeşil Devrim’in insanı” olarak anılan ABD’li ziraatçı Norman Borlaug, “Yeşil Devrim yoluyla dünya genelinde gıda arzını artırmaya yaptığı katkı” nedeniyle Nobel Barış Ödülü’nü kazandı.
Ancak bu kazanımların bir bedeli vardı. Kimyasallara aşırı bağımlılık ve aşırı kullanımın yol açtığı ekolojik tahribat, yeraltı sularının tükenmesi ve biyolojik çeşitliliği aşındırarak çiftçilerin dayanıklılığını zayıflatan tehlikeli monokültür bağımlılığı. Daha varlıklı çiftçiler çoğu zaman daha fazla fayda sağladı ve eşitsizlikler derinleşti. Ayrıca yeni teknolojiler verimi artırırken, tarımın sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde yükselten uygulamaları da beraberinde getirdi; bu da iklim değişikliğini hızlandırarak gelecekteki gıda üretimini tehdit ediyor.
Yeşil Devrim’in mirası bugün, teknolojinin dünyayı beslemedeki rolü kadar, eşitlik ve sürdürülebilirlik dikkate alınmadan sağlanan üretkenliğin uzun vadeli gıda güvenliğini nasıl baltalayabileceğine dair bir örnek olarak daha fazla tartışılıyor.
Pulitzer Center tarafından finanse edilen ve 2022’de Endonezya’da Kompas tarafından yayımlanan Hungry People at Merauke Food Estate (Merauke Gıda Bölgesinde Aç İnsanlar) araştırması, devletin ülke çapındaki programı kapsamında yerel gıda sistemlerinin düşük kaliteli ve monokültür gıda ithalatıyla ikame edilmesinin gastro-sömürgeciliğin kültürel, sağlıkla ilgili ve çevresel etkilerini belgeledi. Seri, kendi ülkelerinde veya topluluklarında bu konunun peşine düşen gazeteciler için ipuçları da içeriyor.
Pulitzer Center tarafından desteklenen ve 2024 ile 2025’te InfoNile, Mongabay ve diğerleri tarafından yayımlanan Feeding the Congo Basin (Kongo Havzasını Beslemek) ise, verimli topraklara, bol su kaynaklarına ve geniş bir çiftçi nüfusuna rağmen Kongo Havzası’nın neden dünyanın en ağır gıda krizlerinden birini yaşadığını araştırdı.
Aşağıda, açlığı araştırmaya yönelik bazı temel ipuçları ve kaynaklar yer alıyor. Açlığın bir savaş silahı olarak kullanılması meselesi ise GIJN’in Savaş Suçları Haberciliği Rehberinin ayrı bir bölümünde ele alınıyor.
Terminoloji
Hükümetlerin, Birleşmiş Milletler’in ve yardım kuruluşlarının raporlarında açlık genellikle “gıda güvensizliği” veya “yetersiz beslenme” olarak tanımlanır.
1996 yılında Dünya Gıda Zirvesi, Dünya Gıda Güvenliği Roma Bildirgesi’ni kabul etti. Bildirgede gıda güvenliği, “tüm insanların, her zaman, aktif ve sağlıklı bir yaşam için beslenme ihtiyaçlarını ve gıda tercihlerini karşılayacak yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik erişime sahip olması” olarak tanımlandı.
Bu tanımdan hareketle uzmanlar gıda güvenliğini dört ana boyuta ayırdı:
- Bulunabilirlik (Availability): Yeterli miktarda gıda üretiliyor mu?
- Erişim (Access): Gıdaya gerçekten ihtiyaç duyan insanlar için gıda mevcut ve karşılanabilir mi?
- Kullanım (Utilization): İnsanlar gıdadaki besin öğelerinden en iyi şekilde yararlanabiliyor mu?Bu, yalnızca yeterli miktarda tüketimle değil, aynı zamanda beslenmenin çeşitlendirilmesi ve gıdanın uygun şekilde hazırlanmasıyla da ilgilidir.
- İstikrar (Stability): İlk üç boyut zaman içinde tutarlı bir şekilde sağlanıyor mu?
Ayrıca “kronik” ve “akut” açlık arasındaki farklara da dikkat etmek gerekir.
- Kronik açlık, bir kişinin uzun bir süre boyunca normal ve aktif bir yaşam sürdürebilmek için yeterli gıdayı tüketememesi durumudur. Yeterli ve besleyici gıdaya sürekli erişememeyi ifade eden uzun vadeli bir sorundur ve genellikle yoksulluk, eşitsizlik, zayıf gıda sistemleri ve/veya sağlıksız beslenme gibi yapısal nedenlerden kaynaklanır.
- Akut açlık ise Dünya Gıda Programı’na göre, “bir kişinin yeterli gıdayı tüketememesinin, yaşamını ya da geçim kaynaklarını derhal tehlikeye soktuğu” durumdur. Çoğu zaman çatışmalar, doğal afetler veya ekonomik krizler gibi ani şoklarla tetiklenir.
- Kıtlık (famine), “hanelerin en az beşte birinin aşırı gıda yetersizliği yaşadığı, açlık ve yoksunlukla karşı karşıya kaldığı; bunun sonucunda son derece kritik düzeylerde akut yetersiz beslenme ve ölümlerin görüldüğü” durumlarda ortaya çıkar. Resmî tespit, BM tarafından tanınan bir açlık izleme kuruluşu tarafından yapılır. (Bkz. IPC Kıtlık Bilgi Notu).
Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırma Sistemi (IPC) ve ortağı Cadre Harmonisé, katılmayı tercih eden Afrika, Asya, Latin Amerika ve Orta Doğu’daki ülkelerde gıda güvensizliğinin ölçeğini ve şiddetini değerlendirir. Ülkeler bölgelere ayrılır bu bölgeler akut gıda güvensizliği için birden beşe kadar uzanan bir ölçeğe, ayrıca kronik gıda güvensizliği ve akut yetersiz beslenme için benzer ölçeklere göre derecelendirilir. Ölçeklerin ayrıntılı açıklamaları kendi internet sitelerinde yer alır.
Ülke raporları çevrim içi olarak yayımlanır ve ev sahibi hükümetlerle işbirliği içinde, yardım kuruluşlarının temsilcileri ve uzmanlardan oluşan ekipler tarafından düzenli aralıklarla güncellenir. Bu raporlar, BM Dünya Gıda Programı ile büyük uluslararası insani yardım kuruluşlarının; gıda, ilaç, tohum ya da nakit gibi hangi tür yardımların nerede ve ne zaman gönderileceğine karar vermesine yardımcı olur.
Şunu vurgulamak önemlidir: Kıtlık en kötü sonuç olsa da, IPC’nin akut gıda güvensizliği ölçeğindeki her bir aşama, etkilenen nüfusun büyüklüğüne bağlı olarak binlerce açlıkla ilişkili ölümü temsil edebilen “aşırı ölüm” artışına karşılık gelir. Ayrıca bu ölümlerin birçoğunun doğrudan açlıktan değil; gıda yoksunluğunun, çok çeşitli hastalıklara yakalanma riskini ve hastalıkların şiddetini artırmasından kaynaklandığını da belirtmek gerekir. Hollandalı düşünce kuruluşu Clingendael’in From Hunger to Death (Açlıktan Ölüme) başlıklı raporundaki 4 numaralı grafik, kalori açığı ve süresi üzerinden yetersiz beslenmenin insan vücudu üzerindeki etkisini göstermektedir.

2024 tarihli “From Hunger to Death” raporundan, farklı enerji alımlarından zaman içinde BKİ (Vücut Kitle İndeksi) düzeylerini gösteren grafik. Görsel: Ekran görüntüsü, Hollanda Uluslararası İlişkiler Enstitüsü.
Açlığı Araştırmaya Yönelik İpuçları
IPC verileri yalnızca bir başlangıç noktasıdır
IPC yetkin ve güvenilir bir kaynak olsa da tek başına kullanılmamalıdır. Akut değerlendirmeler büyük ölçüde gıda, beslenme ve ölüm verilerine dayanır. Bazıları bunu sistemin gücü olarak görür. Ancak özellikle Gazze ve Sudan gibi pek çok sıcak noktanın çatışma bölgelerinde yer aldığı bir dönemde, sağlıklı verilerin toplanmasının zor ya da imkânsız olması nedeniyle, başkaları bunu ciddi bir zayıflık olarak değerlendirir.
Reuters’ın haberlerine göre Gazze’de “İsrail bombardımanı ve hareket kısıtlamaları yetersiz beslenme, travmaya bağlı olmayan ölümler ve diğer hayati verilere ilişkin istatistiklerin toplanmasını engelledi.” Sudan’da ise “şiddet, askerî yol kontrolleri, bürokratik engeller ve telekomünikasyon kesintileri, yetersiz beslenme testleri yapılmasını, ölümlerin sayılmasını ve insanların gıdaya erişimine dair anketler yürütülmesini aksattı.” Reuters’ın bu haber serisi, sistemin nasıl işlediğini ve Sudan’da nerede başarısız olduğunu anlatan bir grafik de içeriyor. Aşağıda ek veri ve bilgi kaynaklarına dair bağlantılar yer alıyor.
Gıdanın Bulunmaması Her Zaman Açlık Anlamına Gelmez
Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgali, dünyanın en büyük tahıl ve gübre tedarikçilerinden ikisinin ihracatını sekteye uğrattı. Bunun sahadaki etkileri özellikle gelirinin büyük bir kısmını gıdaya harcayan yoksul haneler için son derece yıkıcı oldu.
Ancak pek çok haber, iki çok farklı meseleyi birbirine karıştırdı, erişilebilirlik ile bulunabilirlik. Doğrudur; Rusya ve Ukrayna dünya buğday ihracatının dörtte biri ile üçte biri arasında bir paya sahipti. Ancak küresel piyasalarda işlem gören miktar, dünya genelindeki toplam üretimin yalnızca küçük bir bölümüdür. Dünyada üretilen gıdanın buğday dâhil büyük kısmı yerel olarak tüketilir.
Asıl sorun, gıda fiyatlarının hızla yükselirken reel ücretlerin düşmesi ve gıdanın çok daha pahalı hâle gelmesiydi. Yıllar boyunca verimlilik ve yüksek üretimi önceleyen tarım politikaları nedeniyle temel gıdalarda ithalata bağımlı hâle gelen ülkeler, nüfuslarını beslemek için giderek artan faturalarla karşı karşıya kaldı. Üstelik savaş başlamadan önce de, hem COVID-19 pandemisi hem de iklim değişikliğinin yol açtığı yıllar süren öngörülemez üretim nedeniyle gıda fiyatları zaten yükseliyordu.
Gazze, açlığın ana nedeninin ürünlerin tamamen yok olması değil, gıdaya erişimin engellenmesi olduğu bir başka örnektir. Burada gıda mevcuttur; ancak ekinlerdeki azalma, İsrail’in komşu ülkelerden gelen gıda yardımlarını engelleyen kısıtlamaları ve artan gıda fiyatlarının birleşimi, insanların bu gıdaya ulaşmasını önlemektedir.
Günümüz açlığı çoğu zaman gıdanın yokluğundan değil, siyasi başarısızlıktan kaynaklanır.
“Açlıkla Aklama” ve “Dünyayı Doyurmak” Söylemine Dikkat!
“Açlıkla aklama (Hunger Washing)”, siyasetçilerin ve kâr sağlayan aktörlerin, gıda kıtlığı korkusunu ve açlık tehdidini kullanarak; gıda güvensizliğinin nedenlerini basitleştiren ya da çarpıtan belirli politikaları dayatmaları anlamına gelir.
Örneğin savunucular sıklıkla, “dünyayı doyurmak” adına endüstriyel tarımın genişletilmesini, genetik modifikasyon gibi tartışmalı teknolojilerin kullanımının artırılmasını ve çevre düzenlemeleri ile politikalarının rafa kaldırılmasını talep eder. Oysa açlığı asıl besleyen yoksulluk, eşitsizlik, çatışma veya kötü yönetişim gibi daha derin sorunları görmezden gelirler. Benzer şekilde siyasi liderler de açlık söylemini, sorumluluktan kaçmak ya da güçlü çıkar gruplarına hizmet eden ticaret anlaşmaları, sübvansiyonlar veya müdahaleler için destek toplamak amacıyla kullanabilir.
“Daha ucuz gıda paradigması” olarak da adlandırılan bu yaklaşımın temel fikri; ekosistemlerin yok edilmesi, kirlilik ve besin değeri düşük gıdalar gibi yan etkileri neredeyse hiç dikkate almadan, daha ucuz ve daha bol gıdanın peşinden gitmektir.
Bu anlatılar, açlıkla mücadeledeki ahlaki aciliyeti kullanır ancak açlığı gerçekten sona erdirmek için gerekli olan yapısal çözümleri geri plana iter.
How the Meat Industry is Climate-Washing its Polluting Business Model (Et Endüstrisi Kirletici İş Modelini Nasıl İklimle Aklıyor) başlıklı 2021 tarihli DeSmog araştırması, et endüstrisinin halkla ilişkiler ve lobi faaliyetlerine dair yüzlerce belgeyi ve şirketler ile ticaret birliklerinin açıklamalarını inceledi. Araştırma, birkaç büyük şirketin hâkim olduğu bir sektörün, eti dünyayı doyurmak için vazgeçilmez olarak sunan bir anlatı inşa ettiğini; hayvancılığın tarımsal sera gazı emisyonlarına orantısız katkısına dair bilimi sorguladığını ve et üretiminin hem iklim değişikliği hem de biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerini küçümsediğini ortaya koydu.
“Kim Kazanıyor?” Sorusunu Sorun
Küresel gıda değer zincirlerinin kilit noktalarında faaliyet gösteren yalnızca birkaç büyük şirket var ve bu yoğunlaşma ile güç birikimi, insanların günlük öğünlerini karşılayıp karşılayamayacakları üzerinde doğrudan etki yaratabiliyor.
Dikey, yatay ve geriye dönük entegrasyon; az sayıda şirketin gıda sistemlerini kontrol etmesine olanak tanıdı. Bazıları bunu, çok sayıda küçük üretici ile tüketici arasındaki gıda akışını, şirket aracılarından oluşan dar bir boğazın denetlediği “kum saati” yapısı olarak tanımlıyor. Bu durum, üreticiler için adaletsiz sözleşmelere, tarım işçileri için sömürücü koşullara, tüketiciler için daha yüksek fiyatlara ve daha kısıtlı erişime, ayrıca kırılgan tedarik zincirlerine yol açıyor.
Chatham House ve UNEP tarafından yayımlanan rapora göre, “en büyük tarım şirketlerinin piyasa gücü ile kurumsal siyasi faaliyetlerin zayıf ya da hiç düzenlenmemesi, belirli tarım şirketlerinin yerleşik çıkarlarını korumak amacıyla düzenleyici kurumları ele geçirmesinin önünü açtı.”
Büyük Resme Bakın
Gıda sistemleri, gıdanın nasıl üretildiği, işlendiği, dağıtıldığı, tüketildiği ve atıldığıyla bağlantılı tüm aktörleri, süreçleri ve altyapıyı kapsayan bir terimdir. Bu etkileşimleri şekillendiren politikaları, ekonomik yapıları ve çevresel koşulları da içerir.
Küresel olarak gıda sistemleri, insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının üçte birini üretir, bu da uzun süreli kuraklıklara, daha sık ve daha şiddetli fırtına ve sellere, artan sıcaklıklara katkıda bulunur. Bu afetler çiftçiler için milyarlarca dolarlık kayıplara yol açabilir, temel ürünlerin hasadını ciddi biçimde azaltabilir ve tarım işçileri için ölümcül çalışma koşulları yaratabilir. Bilim insanları ayrıca, atmosferdeki karbon yoğunluğunun artmasının ürünleri daha az besleyici hâle getirebileceği konusunda uyarıyor.
Bu da iklim değişikliğinin, gelecekteki gıda üretiminin hem miktarı hem de kalitesi için bir tehdit olduğu anlamına geliyor.
Ancak yüksek seyreden açlık düzeylerini yalnızca iklim şoklarına bağlamak eksik bir yaklaşım. Günümüzde hükümetler, “verimsiz, adaletsiz, gıda fiyatlarını çarpıtan, insanların sağlığına zarar veren ve çevreyi tahrip eden” politikaları desteklemek için yılda 460 milyar ABD dolarından fazla harcama yapıyor.
Önerilen Haber Fikirleri
- Ülkeniz ya da yaşadığınız topluluk açlığı nasıl ölçüyor? Hangi göstergeler kullanılıyor, hangileri göz ardı ediliyor?
- Topluluğunuzda açlığın temel nedenleri neler? Gerçekten gıda eksikliği mi söz konusu, yoksa sağlıklı gıdanın erişilemezliği ya da maliyeti gibi başka etkenler mi var? Eğer öyleyse neden ve bundan kimler fayda sağlıyor?
- Çoğu hükümet tarımı sübvanse eder. Tam olarak neyin, neden sübvanse edildiğini ve bunun toplulukta açlık ve yetersiz beslenmeyi azaltıp azaltmayacağını araştırmak önemlidir.
- Bu sübvansiyonlara yönelik yaygın bir eleştiri, kaynak yoğun ürünler ve hayvancılıkta aşırı üretimi teşvik ederken, daha sağlıklı gıdaların çok az desteklenmesidir. Bu durum sizin topluluğunuz için de geçerli mi?
- Bir tarım topluluğunda yaşıyor ya da yakındaysanız, neyin ve kimin için üretildiğini anlamak faydalıdır. Tarımsal üretimin tamamı insanlar hatta hayvanlar için değil, bazı ürünler endüstriyel amaçlarla kullanılır.
- Beslenme biçimlerinin sağlık üzerindeki etkilerine ve hükümet politikalarının (ya da yokluğunun) açlık ve yetersiz beslenmeye nasıl zemin hazırladığına dair ilgi giderek artıyor. Son EAT-Lancet raporu, kentsel alanlarda üç tür gıda ortamı tanımlıyor: gıda boşlukları (gıdanın bulunmadığı ortamlar), gıda çölleri (yeterli ve sağlıklı gıdaya erişimin olmadığı bölgeler) ve gıda bataklıkları (sağlıksız ve aşırı işlenmiş gıdaların bol, erişilebilir ve ucuz olduğu alanlar). Bunlardan birinde mi yaşıyorsunuz?
- Emerging Hunger Hotspots haber serisi, daha önce insani yardıma ihtiyaç duymayan orta gelirli ülkelerde artan gıda güvensizliğini ele aldı ve bu noktaya nasıl gelindiğini sordu. Kaynak yoğun bir araştırmaya girişmeden derinlemesine inceleme yapmak için iyi bir yol.
- Açlığa dair farklı açılar yakalamanın bir başka yolu da daha geniş gıda sistemi sorunlarını incelemektir. Üç temel ve kesişen zorluk; gıda sistemlerini daha sağlıklı, daha yeşil ve daha adil hâle getirmektir. Bu mercekler, boşlukları, eğilimleri ve siyasi söylem ile gıda güvensizliği konusundaki gerçeklik arasındaki kopukluğu ortaya koymaya yardımcı olabilir.
- Yapısal eşitsizlikler ve güç dengesizlikleri, bir topluluğun gıda güvenliğine sahip olup olmamasında kilit rol oynar. 2021 BM Gıda Sistemleri Zirvesi’nden şu alıntı, açlık hikâyeleri ve verilerini incelerken akılda tutulmaya değerdir: “Piyasalarda, hanelerde ve politika süreçlerindeki eşitsiz ilişkiler ve güç dinamikleri; kimin kaynaklara erişimi olduğunu, kimin olmadığını belirler; böylece kimin aç ve yetersiz beslendiğini, kimin olmadığını şekillendirir.”
Açlığı Haberleştirmek İçin Araçlar
Temel Raporlar
- Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu (SOFI), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) dört diğer BM kuruluşuyla birlikte hazırladığı yıllık raporu. Bir önceki yıla ait kronik açlık verilerini küresel ölçekte sunar. Küresel rapor yayımlandıktan sonra veriler bölgelere göre ayrıştırılır ve birkaç ay sonra bölgesel raporlar halinde yayımlanır.
- Açlık Sıcak Noktaları (Hunger Hotspots) ise, insani yardım ve kalkınma kuruluşlarından oluşan Küresel Gıda Krizlerine Karşı Ağ tarafından yılda iki kez yayımlanan raporlardır. Bu raporlar akut (şiddetli) açlığa odaklanır.
- Ayrıca, daha güncel rakamlar için ülkelerin kendi ulusal istatistik ofislerini incelemek de faydalıdır. Bu kurumlar, FAO verileri SOFI kapsamında birleştirilmeden önce, sıklıkla hızlı anket sonuçları ya da durumsal raporlar yayımlar.
Veriye Ulaşmak
- IPC – Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırma Sistemi: Afrika, Asya, Latin Amerika ve Orta Doğu’da gıda güvensizliğinin ölçeğini ve şiddetini değerlendiren yetkili uluslararası yapı.
-
IPC Country Analysis of Current Food Crises
Mevcut gıda krizlerine ilişkin IPC ülke analizi -
IPC Technical Manual Version 3.1
IPC Teknik El Kitabı, Sürüm 3.1 -
CH Cadre Harmonisé (West Africa)
CH Uyumlaştırılmış Çerçeve (Batı Afrika)- Birleşmiş Milletler
- OCHA (İnsani İşler Koordinasyon Ofisi ): İnsani yardım fonlarının toplanması ve gıda yardımı dağıtımını denetleyen BM çatı kuruluşu.
- ReliefWeb İnsani krizler için belge ve veri deposu
- Dünya Gıda Programı (WFP), dünyanın önde gelen gıda yardımı dağıtımcısı.
- 2024 Yıllık Ülke Raporları | Dünya Gıda Programı
- Dünya Gıda Programı Kırılganlık Analizi ve Haritalama : Acil Durum Gösterge Paneli, WFP’nin en kötü açlık bölgelerinden bazılarındaki çalışmalarına ilişkin aylık görsel bir genel bakış sunmaktadır. Ekonomik Keşif Aracı ise Afrika, Asya ve Güney Amerika’daki birkaç ülke hakkında piyasa fiyat bültenleri, fiyat karşılaştırmaları ve döviz kuru verileri içermektedir.
- FAO (Gıda ve Tarım Örgütü ) ( Küresel Gıda ve Tarım Bilgi ve Erken Uyarı Sistemi (GIEWS) dahil ) : küresel gıda güvenliğini değerlendirmek için gıda arzını, talebini ve diğer önemli göstergeleri izler. İki yılda bir yayınlanan Gıda Görünümü raporunu , bölgeye özgü raporları ve bölgesel ve ulusal uyarıları hazırlar.
- FAOSTAT Gıda Güvenliği Göstergeleri Paketi : FAO’nun gıda güvensizliği, aşırı kilo, obezite, gıda ithalatına bağımlılık gibi konularda küresel, bölgesel ve ülke düzeylerinde 2000 yılından itibaren elde edilen göstergelerin listesini içeren veri portalı.
- iRHIS | Entegre Mülteci Sağlık Bilgi Sistemi UNHCR verileri, mülteci kamplarındaki beslenme, sağlık vb. istatistikler.
- UNICEF, WHO ve Dünya Bankası’nın ortaklaşa hazırladığı 2025 Çocuk Beslenme Yetersizliği Tahminleri (JME), çocuklarda büyüme geriliği, aşırı kilo, düşük kilo, zayıflık ve şiddetli zayıflık için yıllık tahminler sunmaktadır. Geçmiş raporlar, veriler ve etkileşimli araçlar web sitesinde mevcuttur.
- Avrupa Komisyonu Küresel Gıda ve Beslenme Güvenliği Bilgi Merkezi, gıda güvensizliğini, krizleri ve silahlı çatışmalar, yerinden edilme, ürün anormallikleri ve afetler de dahil olmak üzere başlıca etkenleri izlemek için araçlara ve veri kümelerine bağlantılar sağlar.
- SMART, insani yardım kuruluşları için beslenme ve ölüm oranları üzerine araştırmalar yürüten kurumlar arası bir kuruluştur.
- Gıda Sistemleri Gösterge Paneli, gıda sistemleri dönüşümünün durumuna ilişkin beş tema altında 50 göstergeyi izlemek için birden fazla kaynaktan elde edilen mevcut verileri kullanır.
- USAID’in ülke çapındaki “karmaşık acil durum raporları”, çatışma bölgelerinde ortaya çıkan gıda krizlerini takip ediyor ve analiz ediyor. Bu yazının yazıldığı sırada mevcut raporlara foreignassistance.gov adresinden hala ulaşılabiliyordu .
Gıda Fiyatlarını Takip Etmek İçin Kaynaklar
- Tarım Pazarı Bilgi Sistemi (AMIS) : G20 üyeleri, İspanya ve sekiz büyük tarım ürünleri ihracatçısı ve ithalatçısı ülke ile birlikte yer almaktadır. Buğday, mısır, pirinç ve soya fasulyesinin küresel üretim, tüketim ve ticaret hacimlerinin %80-90’ını kapsamaktadır. Piyasa İzleme Sistemi , uluslararası fiyatları , vadeli işlem piyasalarını ve gübre ve bitkisel yağ fiyatlarını takip etmektedir .
- FAO Gıda Fiyat Endeksi (FFPI) : Bir sepet gıda ürününün (tahıllar, bitkisel yağ, et, süt ürünleri ve şeker) uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri izler. Ayın başında yayınlanır.
- IFPRI’nin Gıda Güvenliği Portalı : Gıda emtiaları, gübreler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ile mısır, pirinç, soya fasulyesi ve sert ve yumuşak buğday fiyatları hakkında küresel düzeyde veriler sağlar. Sahra Altı Afrika için genişletilmiş bir ürün listesi ve Asya-Pasifik için daha sınırlı bir liste mevcuttur . (Görselde bazı aksaklıklar var.)
- Dünya Bankası’nın emtia piyasalarına ilişkin verileri : Gıda ve tarım ürünlerinin fiyatlarına dair aylık güncellemeler; kolay karşılaştırma için yıllık, üç aylık ve aylık ortalamaları gösterir. Gıda dışı ürünleri de içerir.
- Afrika Piyasa Gözlem Merkezi (AMO) Fiyat Takip Raporu : Doğu ve Güney Afrika’da seçilmiş temel gıda maddelerinin fiyatlarındaki önemli trendleri özetleyen aylık bir fiyat takip raporu. Bildirim almak için buradan kayıt olabilirsiniz .
- AGRA Gıda Güvenliği İzleme (Afrika)
- ASEAN Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi (AFSIS) : Tarım Ürünleri Görünümü (stoklar, üretim seviyeleri, ithalat vb.) ve Erken Uyarı Bilgileri (temel gıdalar hakkında) adlı iki yılda bir yayınlanan raporları yayımlamaktadır . Ülke düzeyinde üretim verileri mevcuttur. Sistemde aksaklıklar bulunmaktadır.
- Eurostat Gıda Fiyat İzleme Aracı : Tüketici ve üretici fiyat endekslerine ilişkin aylık veriler; genel “gıda” veya seçebileceğiniz 26 gıda kategorisine göre sunulmaktadır. Not : Bu araç, fiyatları değil, varlıkların genel performansını izleyen endeksleri göstermektedir.
- USDA Veri Ürünleri | Ekonomik Araştırma Servisi: Gıda güvenliği veri kümeleri
İnsani Yardım Fonlama ve Harcamalarını Takip Etmeye Yönelik Kaynaklar- “Finansman Akışları ve Gıda Krizleri”, gıda krizleriyle mücadele için ne kadar paranın nereye gittiğini coğrafya, alıcı ülke ve sektörlere göre düzenleyen yıllık bir yayındır.
- ReliefWeb, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından işletilen bir bilgi platformudur. Küresel insani krizlerle ilgili raporlar, basın bültenleri, haritalar ve infografikler sunmaktadır.
- OCHA Finansal İzleme Hizmeti, dünya genelindeki insani krizlere yönelik fon akışları hakkında veri sunmaktadır. İzlediği her ülke için ilerlemeyi, paranın nereden geldiğini ve nereye gittiğini takip etmektedir.
Seçilmiş Uluslararası STK’lar
- Açlığa Karşı Eylem
- AGRA (eski adıyla Afrika’da Yeşil Devrim İttifakı)
- BRAC Uluslararası
- Dünya İçin Ekmek
- CARE Uluslararası
- Danimarka Mülteci Konseyi
- Küresel Açlık ve Yoksullukla Mücadele İttifakı
- Düve Uluslararası
- Açlık Projesi
- Uluslararası Kızılhaç Komitesi
- Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü, 14 küresel tarım araştırma merkezinden oluşan CGIAR ağının bir parçasıdır.
- Sınır Tanımayan Doktorlar
- Mercy Corps
- Norveç Mülteci Konseyi
- Oxfam Uluslararası
- Sağlıkta Ortaklar
- Uluslararası Yardım Kuruluşu
- Çocukları Kurtarın
- Neden Açlık
- Dünya Vizyonu
Küresel Araştırmacı Gazetecilik Ağı Kaynakları
- Birleşmiş Milletler
Thin Lei Win, Lighthouse Reports’un Gıda Sistemleri Haber Merkezi’nin baş muhabiridir ve gıda sistemleri bülteni Thin Ink’i hazırlamaktadır. Ayrıca, iki dilli bir haber ajansı olan Myanmar Now’ın ve Myanmar’a odaklanan kar amacı gütmeyen öykü anlatım projesi olan The Kite Tales’in kurucu ortaklarındandır.
Deborah Nelson, Pulitzer ödüllü bir gazeteci ve Maryland Üniversitesi Philip Merrill Gazetecilik Fakültesi’nde araştırmacı gazetecilik profesörüdür. Reuters’da, küresel açlıkla mücadele krizini inceleyen 2024 yapımı “ Aç Dünya” (The Starving World) adlı serinin hazırlanmasında yer alan uluslararası bir ekibin üyesiydi.
İlgili Kaynaklar
Bilim İnkarcılığının Olduğu Bir Çağda İklim Değişikliğinin Etkilerini Araştırma Önerileri
Araştırmacı Gazeteciler için Yapay Zeka Araçları ve Öneriler!
Madencilik Endüstrilerini Araştırmak
Gazeteciler için Temel Google E-Tablolar Kullanım Kılavuzu
İlgili İçerikler
GIJN’in 2025’in En İyi Araştırmacı Gazetecilik Araçları
Haber Merkezleri Haberleri Geliştirmek ve Güven Oluşturmak için Yapay Zeka Sohbet Robotlarını Nasıl Kullanıyor?
Bilim İnkarcılığının Olduğu Bir Çağda İklim Değişikliğinin Etkilerini Araştırma Önerileri
Okunamayan Metni Kanıta Dönüştürme Yöntemleri!
Bu Çalışma Bir Lisans Altında Lisanslanmıştır Creative Commons Atıf-Türevi Olmayan 4.0 Uluslararası Lisansı
İçeriklerimizi bir Creative Commons Lisansı Altında Ücretsiz, Çevrim içi veya Basılı Olarak Yeniden Yayınlayın.
Bu Yazıyı Yeniden Yayınla
Bu Çalışma Bir Lisans Altında Lisanslanmıştır Creative Commons Atıf-Türevi Olmayan 4.0 Uluslararası Lisansı
Sonrakini Oku
Haber Yazım Araçları ve İpuçları
GIJN’in 2025’in En İyi Araştırmacı Gazetecilik Araçları
Kleptokrasinin ve bağımsız medyaya yönelik saldırıların arttığı bir yılda, araştırmacı gazeteciler kötü aktörleri hesap vermeye zorlamak için yeni veritabanları ve yenilikçi araçları kullandı.
Araştırma Haber Yazım Araçları ve İpuçları
Haber Merkezleri Haberleri Geliştirmek ve Güven Oluşturmak için Yapay Zeka Sohbet Robotlarını Nasıl Kullanıyor?
İpucu Sayfası Haber Yazım Araçları ve İpuçları
Bilim İnkarcılığının Olduğu Bir Çağda İklim Değişikliğinin Etkilerini Araştırma Önerileri


